GİRİŞ

Salmonella gıda zehirlenmesiyle ilişkisinden dolayı tüketici dilinde iyi bilinen bir kelimedir. Maalesef, kanatlı ürünleri insanlarda gıda zehirlenmesi vakalarında gündeme geldiği için salmonella ve kanatlı sözcükleri eş anlamlı olarak görülmektedir. Yeni PoultryBYTES bölümlerinde bu önemli bakteri hakkında güvenilir temel bilgiler vermek için çaba sarfedeceğiz.

İnsandaki salmonella kaynaklı gıda zehirlenmesi vakalarıyla kanatlıdaki salmonella arasında gerçek bir bağlantı vardır ve İngiltere’de en iyi şekilde aşılama ve diğer önlemleri takiben özellikle kötü tanınan bir Salmonella suşu olan Salmonella enteritidis’e karşı gelmek için bu durumun önemine değinilmiştir.

Modern kanatlı yetiştiriciliğinde yoğunlaştırma ve entegrasyon derecesi kanatlı ve kanatlı ürünlerinde uluslar arası ticaretle birleşince gıda zehirlenmesi meselesine yeni bir boyut kazandırmıştır.

TARİHÇE

Salmonella cinsi bakteriyel Enterobacteriaceae familyasına aittir ve Amerikan Veteriner mikrobiyolog Dr. D. E. Salmon tarafından adlandırılmıştır. Daha sonra, Kauffman ve White salmonella’yı 2,500’den daha fazla serotipe ayırmıştır.

SALMONELLA SEROTİPLERİNİN İSİMLENDİRMESİ

Salmonella’nın birçok tipi ilk izolasyon yerine göre isimlendirilmiştir. Örneğin, Salmonella hadar, S. virchow, S. livingstone ve S. mbandaka.

Diğer serotipler hayvanlardaki faaliyetlerine göre isimlendirilmiştir. Örneğin S. choleraesuis (domuzlarda kolera ya da ateş) ve S. abortusequi (atlarda abortus). Ayrıca, typhimurium’un ‘farelerde ateş’ anlamına geldiğini biliyor muydunuz?

Son olarak, yakın zamanda izole edilen serotipler antijenik yapıyı oluşturan harfler ve sayıların bileşimine göre adlandırılır.

Hareketli salmonellalar genelde paratifoid salmonella olarak bilinir, ilk olarak bunlara değineceğiz.

PARATİFOİD SALMONELLA

Bunlar dağılımda her yerde bulunabilirler ve evcil hayvanlar, vahşi hayvanlar ve tabi ki insanları enfekte ederler. Enfeksiyon hastalık ya da asemptomatik intestinal veya taşıyıcı durumla sonuçlanır.

Bu grubun üyeleri insanların kanatlı kaynaklı gıda zehirlenmesiyle ilişkilidir.

EKONOMİK SONUÇLAR

Salmonella enfeksiyonlarının ekonomik ölçüler açısından önemi görmezden gelinemez. Kanatlılarda bazen ciddi kayıplı hastalığa yol açarlar ve bu yetiştirici açısından büyük masraf demektir. İnsanlarda gıda zehirlenmesi meydana geldiği takdirde etkilenen kişi açısından gelir kaybı ve toplumda verim kaybı şeklindeki kayıplar söz konusudur. Buna ek olarak salmonellanın kanatlılarda ya da kanatlı ürünlerinde varlığı uluslar arası ticareti aksatır.

Salmonellanın gıdalardaki varlığı tüketiciler tarafından kabul edilebilirliğini etkiler ve bu durum özel işleri kayda değer şekilde olumsuz etkiler. Örneğin birkaç yıl önce salmonella İngiltere’de bir bebek mamasına bulaştı- bu marka artık piyasada bulunmamakta. Sofralık yumurtalarda Salmonella enteritidis sorununun başlangıcında sofralık yumurtaların tüketimi olumsuz etkilenmiştir.

Günümüzde salmonella, kontrol ve izlemesi birçok kanatlı yetiştiricisine katlanan bir maliyet getirmiştir. Son olarak, birçok ülkede belirli tipteki sürüler kesime gönderilmiş ya da ürünleri ekonomik açıdan daha az değerli kanallara yönlendirilmiştir. Bunun iyi bir örneği bazı ülkelerde S. enteritidis’li bir sürünün yumurtalarının pastörize edilmesinin gerekliliğidir.

İSİMLENDİRME VE SINIFLANDIRMA

Salmonellalar tümüyle E.coli, proteus ve klebsiella gibi kanatlı bakterilerini de içeren Enterobacteriaceae familyasının üyesi olan Salmonella cinsine aittir. Salmonella cinsi sadece iki tür içerir.

Bunlardan daha büyük olanı, S.enterica, 2,500 kadar paratifoid suş içerir. Bunlar Salmonella enteritidis örneğini kullanarak Salmonella enterica subspecies enterica serovar enteritidis şeklinde adlandırılır. Anlaşılacağı üzere bu ifade uzundur o yüzden günlük kullanımda Salmonella enteritidis olarak bahsedilir. Salmonella’nın çeşitli serotipleri varyantlar içerir. S. enteritidis’te bunlar faj tipleri (PTs) olarak, S. typhimurium’da bunlar tanımlayıcı tipler (DTs) olarak bilinmektedir.

BAKTERİYEL MORFOLOJİ VE ÜREME

Salmonella spor oluşturmayan çomaklar ya da basiller olarak tanımlanır ve tipik olarak 0,7-1,5 x 2,0-5,0 µm boyutlarındadır. Tüm bakterileri boyamayla ilgili duvar özelliklerine göre Gram pozitif ya da Gram negatif olarak ayıran Gram boyama salmonellayı Gram negatif olarak tanımlar.

Tipik olarak paratifoid salmonellalar hareketlidir ve hareket flagella ile sağlanır. Laboratuvarda salmonellalar aerobik ya da anaerobik koşullar altında iyi gelişir. Salmonellalar 37oC de ürer ancak 45 oC ye kadar olan sıcaklıklarda üreme özelliğine sahiptir. Bu durum laboratuarda salmonellayı örneklerde, özellikle fekal olan, mevcut olan diğer bakterilerin üremediği 42 oC’de üretmemizi mümkün olur. Bu önemlidir, çünkü birçok örnekte salmonellalar azınlıktaki organizmalardır ve salmonella kültürü uygun bir ifadeyle mikrobiyolojik olarak samanlıkta iğne aramaya benzer.

SALMONELLANIN DUUYARLILIĞI

Salmonella normalde ısıya duyarlıdır. Pişirme kanatlı etindeki salmonellayı yok eder ve ısı (örneğin 57 oC de 70 dakika) bozulmamış yumurtadaki salmonella etkenini ortadan kaldırabilir. Pastörizasyon likit yumurtada salmonella kontrolü için uygulanır.

Yumurta sarısının likit olarak kalmasına olanak sağlayan ‘az haşlanmış yumurtalar’ gibi pişirme yöntemleri salmonellanın canlı kalmasına olanak sağlayacaktır. Isı/buhar uygulaması kanatlı yemini salmonelladan uzak tutmak için yaygın olarak uygulanmaktadır. Daha düşük sıcaklıklarda bu işlem yaygın olarak ‘peletleme’ şeklinde bilinmektedir fakat daha yüksek sıcaklıklarda ‘iklimlendirme’ olarak bilinmektedir.

Radyasyon salmonellayı kanatlı ürünlerinden uzaklaştırır fakat çoğu ülkede bu uygulama tüketiciler tarafından beğenilmemektedir. Dezenfektanlar salmonellayı öldürür ancak bir kanatlı barınağını tamamen salmonelladan ari hale getirmezler. Kanatlı yemlerinden salmonellayı uzaklaştırmak için çeşitli kimyasallar kullanılmıştır.

SALMONELLANIN CANLILIĞI

S. enteritidis’in kanatlı altlığı ve yeminde iki yıldan fazla canlı kalabildiği bilinmektedir fakat altlıkta canlılığı altlık pH’si ve su aktivitesine bağlıdır.

VİRULENS FAKTÖRLERİ

Paratifoid salmonellanın patojenitesini iki tipte toksin –endotoksin ve enterotoksin- etkiler.

Endotoksin, salmonella bakterisinin hücre duvarı lipopolisakkaridinin lipid A porsiyonuyla ilişkilidir. Bu endotoksin, salmonella organizmaları lize olduğu zaman hayvanın kan akışına geçerse vücut ısısında artış meydana gelir.

Salmonellanın hücre duvarındaki lipopolisakkarit de salmonella organizmasının saldırıya ve hayvanın bağışıklık sistemindeki fagositler tarafından sindirilmeye direnç göstermesini sağlar. Bir salmonella tipi bir lipopolisakkarit sentezleyemezse Salmonella typhimurium gibi bazı salmonella serotiplerinin sekumlarda kolonize olması ve/veya dalağı istila etme yeteneği bozulur.

Proteinden oluşan enterotoksin olarak bilinen toksinler epitelyal hücreler (sindirim kanalı ve diğer sistemlerin mukozasını oluşturan hücreler) vasıtasıyla bağırsakta sindirimsel durgunluk ya da aşınma oluşturan salgısal yanıt meydana getirirler.

TUTUNMA VE İSTİLA ETME

Bu iki özellik bir paratifoid salmonellanın epitelyal hücrelere tutunma ve istila etme yeteneğiyle ilişkilidir. Bir bakteri hastalık meydana getirirken iki ana aşama söz konusudur. Salmonellanın bu şekilde etkin olma yeteneğinin azaldığı serotipleri de hastalık yapma söz konusu olduğu zaman daha zayıf suşlar arasında yer alma eğilimindedir.

Salmonellaların yüzeyindeki fimbria ve flagella bu işlemde rol oynar ve S. enteritidis’in bu yapılardan yoksun suşları da epitelyal hücrelere daha az tutunma yeteneğindedir ve sekumlarda daha az kolonize olabilirler. Aksine, fimbria ve flagellanın S. enteritidis’in hayvanın sindirim kanalında kolonize olabilmesi için esansiyel olduğu kanıtlanmamıştır.

Salmonellanın tutunmayı takiben sindirim kanalına penetre olabilme kabiliyeti önemlidir ve oragnizmanın adezyon ve penetrasyon özellikleri bireye göre düzenlenir. Örneğin, S. enteritidis’in hayvanın sindirim kanalında kolonize olabilme yeteneğine sahip olmayan mutant suşları intra-peritoneal uygulamadan sonra halen virulenttirler.

Salmonella organizmalarının tutunma ve istila etme özelliklerini laboratuvar kültürü teknikleri etkiler bu yüzden laboratuvar kültürü yöntemleriyle çoğaltılan salmonella suşlarının özellikleri yorumlanırken dikkatli olunmalıdır.

Buna ek olarak, salmonella organizmasının bulunduğu ortamdaki, hayvanın sindirim kanalı, değişiklikler virulensle ilişkili genlerin ekspresyonunda değişikliklere sebep olabilir. Patojenitenin tamamen ekspresyonu hayvanın hücrelerinde salmonella bakterilerinin çoğalmasını gerektirir.

DEĞİŞİK TİPLERDE PATOJENİTE

Farklı paratifoid salmonella suşlarının yetenekleri hastalık yapma söz konusu olduğunda değişir. Bu farklar özellikle suşların hayvanlarda hastalık yapma ve yumurtaları kontamine etmesinde belirgindir. Örneğin, sadece sınırlı sayıda suş yumurtaları transovaryal yolla enfekte edebilir.

Hayvanlarda hastalık yapma yeteneği tek bir serotipte, hatta aynı faj tipinde bile değişiklik gösterebilir.

SALMONELLANIN İZOLASYON VE İDENTİFİKASYONU

Salmonellayı başlıca iki sebepten ötürü izole ve identifiye ederiz. İlk olarak, salmonella organizmasının salmonellozisten öldüğünden şüphelendiğimiz hayvanın organlarından izolasyonunu teşhisimizi doğrulamak için kullanırız. İkinci olarak, salmonellayı dışkı, çevresel toz, yumurtalar ve yem gibi materyallerden test edilen materyalde salmonellanın mevcut olup olmadığını doğrulamak için izole etmek isteriz.

İkinci durumda sonucumuza (sonuçlarımıza) güvenilirlik derecesi vermek için önceden belirlenmiş sayıda örnek test etmemiz gerekir. Bu özellikle düşük enfeksiyon düzeyindeki büyük sürülerde önemlidir. Tipik olarak, %95 güvenilirlik sınırıyla test yapmak isteriz ancak bazı durumlarda %99 güvenilirlik düzeyine ihtiyaç duyulabilir.

ORGANLARDAN İZOLASYON

Salmonella enteritidis gibi yüksek derecede invazif salmonella serotipleri ovaryum, dalak, karaciğer, ovidukt, testisler, vitellus kesesi, kalp, kalp kanı, böbrek, safra kesesi, eklem sıvısı/iltihabı ve gözler gibi birçok organa yayılabilir ve post mortem muayenenin bir parçası olarak bunların tümünün kültürü yapılır. Salmonella genellikle kolonize olduğu için bağırsak yolu ve içeriğinin de kültürü yapılmalıdır. Bununla birlikte bağırsak içeriğinden izolasyon salmonellosis için teşhise yardımcı olmaz – teşhis için izolasyon iç organlardan yapılmalıdır.

DİĞER ÖRNEKLERDEN İZOLASYON

Yem ya da altlık gibi diğer örnekleri test ederken herhangi bir tipte salmonellanın az bir miktarda bulunmasını beklemek normaldır ve bu bakteriyolog için bazı zorluklar ortaya koyar. Bunlar selektif olmayan zenginleştirme, selektif zenginleştirme ve son olarak selektif bir agarda kültürü içeren bir protokol izlemek sayesinde ortadan kalkabilir.

Tamponlanmış peptonlu su gibi zenginleştirme besi yeri kullanılarak yapılan selektif olmayan zenginleştirmenin amacı mevcut olan bazı salmonella tiplerinin gelişimini arttırmak ve zarar gören hücreleri onarmaktır. İnkübasyondan sonra bu besi yerinin örneği selektif zenginleştirme besi yerine aktarılır.

Selektif zenginleştirmede besi yeri diğer bakterilerin gelişme ve çoğalmasını inhibe ederken salmonella bakterilerinin gelişme ve çoğalmasını arttırmak üzere tasarlanmıştır, bu yüzden bu besi yeri selektif agara işlendiğinde salmonellaların diğer bakterilere oranı büyük ölçüde öncekinin lehine artmıştır.

Selektif agarlarda salmonellalar ayrı koloniler oluşturur ve bunlar daha sonra ileri identifikasyon ve doğrulama çalışması için seçilir.

SALMONELLANIN DOĞRULAMASI

Selektif besiyerlerinde şüpheli koloniler salmonella olduklarının doğrulaması için biyokimyasal testlere tabi tutulabilir. Buna ek olarak, izolattaki saf üremeler polivalan salmonella antiserumlarına aglutinasyon testlerine tabi tutulabilir. Bunlar genelde poli O ve poli H – önceki O ya da somatik antijenler için polivalan antiserumları içerir, sonraki ise H ya da flagellar antijenler için polivalan antiserumları içerir- olarak bilinir.

HIZLI METODLAR

Geleneksel salmonella kültürü genelde birkaç gün sürer, ancak negatif sonuçlar daha kısa sürer bu yüzden daha hızlı yöntemler geliştirilmiştir.

Hızlı yöntemlerle ilgili masraf ve hassasiyet meseleleri vardır ve birçok ülke bu testleri ulusal kontrol programı ya da kanatlı ürünü amacıyla uluslar arası ticaretin bir parçası olarak görmez.

SALMONELLA KONTROLÜ

Salmonella kontrolü birkaç stratejinin başarılı kombinasyonu, örneğin kümese salmonelladan ari bir günlük civcivlerin ve yemin sağlanması, salmonellayı sürüden uzak tutmak için etkin biyogüvenlik, sindirim sistemi mikroflorasını iyi idare etmek ve bu sayede salmonella enfeksiyonu (kolonizasyonu) ve aşılamayı önlemekten oluşur. Daha sonra buna ek olarak sürümüzün gerçek salmonella durumu hakkında bilgi verebilecek sağlam bir izleme sistemimiz olmalıdır.

KULUÇKADAN ÇIKMA VE BİR GÜNLÜK CİVCİVLER

Bir salmonella kontrol programının temeli bir günlük civcivlerin salmonelladan ari olarak düzenli sağlayabilmesinden ileri gelir ve bu durumun sürdürüldüğünden emin olmak için salmonelladan ari damızlık sürülerin varlığını ve bunları düzenli olarak izlemeyi gerekli kılar. Özellikle yuvalardan düzenli olarak toplanıp dezenfekte edilen ya da fumige edilen temiz kuluçkalık yumurtalar üretmemiz gerekmektedir.

Damızlık düzeyinde aşılamayla ilgili bilinmeyen bir durum söz konusudur, aşılama salmonellanın sürüden yayılma düzey ve derecesini azaltır, bu yüzden bu işlem anlaşılacağı üzere salmonellayı rutin testle bulunabileceği düzeyin altına indirir. Diğer yandan, aşılama vertikal bulaşmayı büyük ölçüde azaltır. Uygulamada ticari parent sürüyü aşılamakla ortaya konur, ancak damızlık piramidinde yukarı çıktıkça aşılamaya olan bağlılığı azaltıp yem idaresi, biyogüvenlik ve salmonella kontrolünün diğer yönlerine daha fazla önem vermek ön plandadır.

Salmonellanın tespit edilmemiş olan pozitif damızlık sürüden yayılma riski esasen yumurtaları bir sürüden sağlama yoluyla en aza indirilir. İdeal olarak, broiler barınağında yeterince civciv elde etmek için tek aşamalı inkübatöre yeterince yumurta yerleştirilmelidir.

YEMDE SALMONELLA KONTROLÜ

Yem salmonellanın kanatlı çiftliğine bulaşmasında iyi bilinen bir yoldur. Bu yüzden idare, salmonella negatif yemler üretmekle ve yem değirmeniyle çiftlik arasında durumun değişmediğini garanti etmekle yükümlüdür.

Salmonelladan ari yemi ürettikten sonra sadece üstü açık bir kamyona koyup güvercin dışkısıyla kontamine hale getireceksek (güvercinler Salmonella typhimurium’un bilinen taşıyıcılarıdır) fazla zaman ve çaba harcamanın önemi yoktur.

Salmonelladan ari yem üretmek için başlıca stratejiler kaynağı bilinen salmonelladan ari yem bileşenleri almak, ısı uygulaması, asitler ya da formalin içeren bileşiklerle kimyasal muamele ve yem üretildikten sonra rekontaminasyonu önlemektir.

BİYOGÜVENLİK

Çiftliğe gelen her şeyin salmonellayı beraberinde getirme olasılığı vardır ve bir hastalık etkeni hayvanlara ne kadar yaklaşırsa hayvanların kontamine olma riski o kadar fazla olacaktır. Bu yüzden sadece zorunlu bir unsurun kanatlı barınağına girişine müsaade edilir ve hemen sonrasında üzerinde mevcut olan salmonella organizmalarını ideal olarak elimine edecek, ya da daha olası şekilde sayısını azaltacak işlemlere tabi tutulur.

Yem ve su en büyük riski ortaya koyar, bunu altlık materyali izler çünkü her hayvan her gün yem yer, su içer ve altlık materyalini gagalar. Bu bağlamda yerden yemlenme uygulaması dikkate değerdir çünkü bu hayvanların altlığı eşelemesini ve altlığın kazara tüketilmesini arttırır. Su temiz bir kaynaktan gelmelidir ve ideal olarak klorlanmalıdır.

SİNDİRİM KANALI FLORASININ İDARESİ

Hayvanın sindirim kanalını enfekte etmek ya da burada kolonize olmak için salmonella bağırsak kanalının yüzeyindeki yerleri (reseptör bölgeler) ele geçirmelidir. Sindirim bakterilerini ‘iyi bakterilerden’ oluşturursak bunlar bu bölgeleri tutacak ve salmonellalar için uygun olmayan hale getirecektir, bu sayede salmonella kolonize olamayacak ve hayvanı enfekte edemeyecektir. Bu işlem yarışla dışlama olarak bilinir ve bunu kanatlı üretiminde kullanırız.

SALMONELLA AŞISI – GİRİŞ

Aşılama hayvanın kendi immun sistemini belirli bir enfeksiyona karşı belirli bir bağışıklık durumuyla korumak için stimule eden bir işlemdir. Aşılama salmonella enfeksiyonlarına karşı başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Temelde Salmonella pullorum ve S.gallinarum kontrolünde kullanılan aşılama ikincisine karşı hala birçok ülkede kullanılmaktadır ve yüksek riskli alanlarda kullanıldığı zaman kontrol iyidir.

Aşılama, S. enteritidis İngiltere’de ortaya çıktığı zaman bir kontrol seçeneği olarak gündeme gelmiştir. İngiltere’de sofralık yumurta yumurtlayan sürülerin aşılamasına S.enteritidis kaynaklı gıda zehirlenmesi vakalarında dramatik bir azalma eşlik etmiştir. Günümüzde, aşılama S.enteritidis önleme programlarının zorunlu bir gereksinimidir.

AŞI TİPLERİ

Hem inaktif hem de canlı salmonella aşıları vardır. İnaktif aşılar tüm hayvanlara enjeksiyon yoluyla uygulanmaları gerektiğinden dezavantajlıdır fakat onların daha güçlü ve kalıcı aşı bağışıklığı sağladığı ve damızlıklarda kullanıldıkları zaman civcivlere daha iyi maternal bağışıklık sağladıkları belirtilmiştir.

Diğer yandan, canlı aşılar su vasıtasıyla kitlesel olarak uygulanabilir. Sindirim kanalında yerel bir bağışıklık sağlarlar ancak oluşturdukları genel bağışıklık inaktif aşıyla elde edilen bağışıklık kadar uzun ve kalıcı olmayabilir. Ancak, bazı otoriteler canlı aşıların daha iyi koruma sağladığını ifade etmektedir. Bu ifadelerin karışımı çeşitli salmonella aşılarının mevcut olduğu gerçeğini yansıtır ve hangi canlı ve inaktif aşıların karşılaştırıldığına göre değişik ifadeler ortaya çıkar. Eğer bir canlı aşı dikkatsiz bir şekilde inaktive edilirse, örneğin içme suyunda sterilizatör vasıtasıyla, sürü aşılama hatası görülebilir.

Tipik olarak, oluşan koruma serogruba özgü olduğu takdirde aşılar belirli bir serotipe karşı yapılır. Diğer bir deyişle, S. enteritidis (serogrup D salmonella) aşılaması diğer serogrup D serotiplerine ve S.typhimurium (grup B salmonella) diğer serogrup B serotiplerine karşı koruma sağlayacaktır.

Hayvanları hastalığa karşı korurken yumurtacı hayvanların aşılanması da salmonellanın hayvanlardan çevreye ya da yumurtaları vasıtasıyla vertikal olarak yayılmasını büyük ölçüde azaltır.

AŞILAMA SORUNLARI

İnaktif ve canlı aşılar ağır bir salmonella vakası olduğu zaman %100 etkili olmasalar da etkili salmonella kontrolüyle ilişkilendirilmişlerdir.

Yem ve su eksikliği ve çevre sıcaklığı gibi çevresel stresler aşılama verimini düşürebilir.

Damızlıkları aşılarken ortaya çıkan bir sorun aşılanan hayvanların serolojik olarak pozitif olmasıdır, bu da seroloji değerini bir teşhis aracı ya da bir sürüdeki salmonella durumunu doğrulamak açısından reddeder.

İlginç bir şekilde S. gallinarum 9R aşı suşu S. enteritidis’e karşı enfekte sürülerde serolojinin tespitini bozmaksızın koruyucu bağışıklık sağlar.

Eğer bir canlı aşı kullanılırsa hayvanın kesim zamanından önce salmonella aşı suşundan kurtulmuş olması önemlidir.

TARİHÇE

Pullorum hastalığı kanatlılarda 1899’da genç hayvanlarda ölümcül bir septisemi olarak tanımlanan Salmonella pullorum’un sebep olduğu bir hastalıktır. Bu hastalık önceleri basiller beyaz ishal olarak bilinmekteydi. Hastalık başlıca civcivlerde ve hindi palazlarında görülmekte olup hastalığa sebep olan bakteriler yumurta yoluyla bulaşır (transovaryal). Hastalık ABD’deki NIP gibi hükümet destekli programlarla Avrupa’daki birçok ülke ve Kuzey Amerika’daki ticari kanatlı sürülerinden eradike edilmiştir.

KLİNİK TABLO

Genç hayvanlarda pullorum hastalığının sebep olduğu mortalite %100 düzeyinde olabilir. Enfekte hayvanlar zayıflık, baskılanmış iştah, zayıf gelişim ve tebeşir beyazı bir maddenin kloaka deliğine yapışması belirtilerini gösterir. Vertikal (transovaryal) yolla alınan pullorum hastalığının belirtisi ikinci veya üçüncü haftadaki mortalite pikinden dolayı ilk haftanın sonuna kadar görülmez.

Genç civciv ya da palazlarda büyütme makinesinin altında toplanma görülür, hayvanların sarkık kanatları vardır ve akciğerlerin yoğun bir şekilde etkilenmesinden dolayı nefes alma güçlüğü görülür. Hayatta kalanlar genelde çelimsiz hayvanlar haline gelir, büyüme esasları bakımından geri kalmış ve zayıf tüylenmiştir.

Sofralık yumurta yumurtlayan ya da damızlık hayvanlarda hayatta kalanlar taşıyıcı, yani yumurtlamada S. pullorum bulaştıran hayvanlar haline gelirler. Daha yaşlı hayvanlarda, S.pullorum körlük ve bacak eklemi enfeksiyonlarına sebep olur, sonraki topallığa yol açar.

PATOLOJİ

Genç yaşta akut pullorum hastalığından ölen hayvanlar teşhise yönelik hiçbir lezyon göstermeyebilirler. Aksi takdirde, tıkalı karaciğer, kalp ve böbrekler görülebilir ve karaciğerlerde küçük beyaz fokal lezyonlar görülebilir. Bazen solunum belirtileri gösteren hayvanların akciğerlerinde beyaz nodüller bulunabilir ve bazen bunlar aynı zamanda kalp kası, taşlık, sekumlar ve rektumda da görülebilir. Bazen şişmiş eklemler görülür.

Ergin hayvanlarda patoloji en az düzeydedir ve sadece gerileyen ovaryum folikülleri görülebilir. Bazen fibrinli perikarditis ve perihepatitis görülür.

Teşhis hareketli olmayan D salmonella serogrubu olan S. pullorum un izolasyonuyla mümkündür.

TEDAVİ

Aktif eradikasyon programları olan ülkelerde antibiyotik tedavisine izin verilebilir, ancak bu tedaviye izin verildiği yerde sülfonamidler, nitrofuranlar, kloramfenikol, tetrasiklinler ve aminoglikozidler gibi antibiyotikler faydalıdır. Damızlıklarda genelde tedaviden sonra taşıyıcılar kalır, bu da birçok ülkenin eradikasyon programlarının bulunmasının sebebidir. Aşı için düşük talep vardır ancak izin verilirse pullorum hastalığının kontrolünde faydalı bir rol oynayabilir. Reaktörlerin itlafıyla serolojik taramanın etkili bir kontrol stratejisi olduğu ortaya konmuştur.